Birçok kişi yaşamları boyunca travmatik olaylara maruz kalmaktadır. Kişi travmatik olay ya da duruma doğrudan kendisi de maruz kalarak travmayı deneyimleyebilir. Bir başkasının yaşadığı travmatik duruma tanıklık ederek de travmaya sahip olabilir. Travmatik olayın ardından kişilerin korku dolu, sıkıntılı hissetmesi oldukça doğalken; mevcut semptomlar birkaç hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur. Travma sonrası stres bozukluğu ise; travmatik bir olayın ardından travmaya yönelik mevcut semptomların şiddetli bir şekilde devam ettiği ve kişinin gündelik rutin işlevselliğini önemli ölçüde etkilediği görülen bir ruhsal bozukluktur. Travma tedavisi, yaşamınızın kontrolünü tekrardan kazanmak, rutin işlevselliğinizi yeniden kazanmak adına etkili bir seçenek olarak görülmektedir.
Psikolojik Travma Ne Demek?
Psikolojik travma; kişinin kendisini çaresiz, bunalmış, endişeli hissettiği herhangi bir olaya karşı kişinin deneyimlerini içerisinde barındırmaktadır. Psikolojik travmanın varlığı için sadece yaşamı tehdit eden bir olayın olması şartı gerekmemektedir. Sizin için travmatize edici bir olay, bir başka kişi için travmatize edici olmayabilir. Psikolojik travmanın kaynağı kişi için çok bireyseldir. Bir kişi için zorlayıcı ve heyecan verici olan bir deneyimin bir başka kişi için travmatik sonuçları olabilir.
Ağır Psikolojik Travmalar Nelerdir?
Psikolojik travmanın ağırlığı, yükü, travmanın kaynağı kişiden kişiye göre değişkenlik gösteren bireysel bir süreci içerisinde barındırmaktadır. Kişiyi; fiziksel, duygusal ve psikolojik açıdan tehdit altında hissettiren, kişinin yaşantısında derin izlere yol açan yıkıcı deneyimler olarak tanımlanabilir. Psikolojik travmaya tekrar tekrar maruz kalmak ve bu travmaya uzun süreler boyunca maruz kalmak psikolojik travmanın kişide yarattığı ağırlığı etkilemektedir.
Psikolojik Travma Ne Kadar Sürer?
Psikolojik travmanın ne kadar sürdüğüne ilişkin net bir zaman dilimi, tek ve kesin bir cevap vermek doğru olmayacaktır. Psikolojik travmanın kişi üzerindeki etkilerini anlamak, travmanın türünü anlamak, kişinin yaşadığı deneyimin şiddetini anlamak bu nokta üzerinde önemli olacaktır. Çünkü bazı kişiler, yaşadığı travmatik bir olayın ardından daha hafif ve kendiliğinden geçen semptomlara sahipken; bazı kişiler ise mevcut semptomları ile baş etmekte fazlasıyla zorlanabilir ve semptomların aylarca devam ettiği görülmektedir. Dolayısıyla psikolojik travmanın ne kadar süreceğine yönelik net bir zaman çizelgesi yoktur.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB); kişi için travmatik bir olayın, durumun ardından mevcut semptomların şiddeti dolayısıyla gündelik rutin işlevselliğinde önemli ölçüde bozulmaların meydana geldiği bir tablodur. Travma sonrası stres bozukluğu; dünya çapında milyonlarca kişiyi etkileyen kişinin günlük yaşamına sessizce travmaya dair semptomların sızdığı, sonuçları derin olan bir ruhsal bozukluktur.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin mevcut semptomları kişilerin deneyimleme şekilleri birbirinden farklı olabileceği gibi semptomların kişilerde yarattığı şiddetler de kişiden kişiye göre değişkenlik göstermektedir.
- Travmanın ardından travmaya ait semptomları yeniden yaşarlar. Kişi travmatik olaya yönelik; tekrar eden, istenmeyen hatıraları zihnine ya da gözünün önüne gelen sahneler ile yeniden yaşantılar.
- Travmatik olayla ilişkili kabuslar, rüyalar görebilir. Kişi birtakım uyku sorunları yaşayabilir.
- Travmanın ardından duruma yönelik kaçınma davranışları meydana gelebilir. Kişi yaşadığı travmatik olay üzerine konuşmamaya başlar. Travmatik olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, aktivitelerden uzak durur.
- Bellek ile ilişkili sorunlar meydana gelebilir. Travmatik olaya yönelik hatırlayamadığı sahneler olur.
- Travmatik olayın ardından aşırı uyarılma belirtileri olarak adlandırılan belirtiler meydana gelir. Kolayca ürkmek, korkmak, her zaman olabilecek bir tehlikeye yönelik tetikte olmak uyarılma belirtilerine örnektir.
- Travmanın öncesinde keyif alınan aktivitelere yönelik ilgi kaybının meydana gelmesi.
Travmanın Sebep Olduğu Ruhsal Hastalıklar;
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu
- Akut Stres Bozukluğu
- Depresyon
- Kaygı Bozuklukları
- Alkol- Madde Kullanım Bozuklukları
- Yeme Bozukluğu
Psikolojik Travma Nasıl Atlatılır?
Psikolojik travmanın kişide yarattığı izler, etkiler kişiden kişiye göre değişkenlik göstermektedir. Psikolojik travmanın ardından; kişinin yaşadığı semptomlar birkaç gün, birkaç hafta içerisinde kendiliğinden de kaybolabilir. Bazen ise mevcut semptomların şiddetinden kaynaklı kişinin gündelik rutin işlevselliği önemli ölçüde etkilenmektedir. Bu gibi durumlarda kişinin içinde bulunduğu süreci fark etmesi ve psikoterapi sürecine başvurarak psikolojik destek almaya yönelik ilk adımı atması oldukça önemlidir. Kişi psikolojik travma ve travmanın getirdikleri ile beraber zaman zaman tek başına mücadele etmek istese de sosyal destek kaynakları travmanın atlatılması üzerinde oldukça etkilidir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kalıcı Mıdır?
Travma sonrası stres bozukluğu tedavi edilmediği takdirde, kişinin hayatını önemli ölçüde etkileyen semptomlar kişinin yaşamında var olduğu sürece kronikleşen bir durum söz konusu olabilir. Travma sonrası stres bozukluğu ve bozukluğun beraberinde getirdiği semptomlara dair tedavi sürecine başlandığında iyileşme, iyilik hali başlar.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Travma sonrası stres bozukluğu tedavi edilmezse; mevcut semptomlar kişinin yaşantısını önemli ölçüde etkilemeye devam eder ve kronikleşen bir durum ile kişi karşı karşıya kalabilir. Semptomlar; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal, psikolojik olarak birçok açıdan etkilenmesine neden olmaktadır. Kişinin dikkat ve konsantrasyon süreçlerinde bozulmalara yol açarak; unutkanlıklara neden olmaktadır. Tedavi edilmeyen travma sonrası stres bozukluğu, eşlik eden farklı ruhsal sorunların da doğmasına neden olmaktadır. Örneğin; alkol ve madde bağımlılığı ile semptomların tedavi edilmediği tablolarda sıklıkla karşılaşılmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğunun tedavi edilmediği tablolarda; kişiler bedensel birtakım ağrılar ile karşı karşıya kalmaktadır ve fibromiyalji de kişilerde görülebilen sağlık sorunları arasında yer almaktadır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Travma sonrası stres bozukluğunun var olmasına neden olan travmanın kaynağı kişiden kişiye göre farklılık gösterecektir. Çünkü her kişinin deneyimlediği, yaşadığı travma birbirinden farklı olabilir ve travmanın kişide yarattığı etkilerde farklı olabilir. Dolayısıyla kişinin bireysel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak kişisel bir tedavi programının hazırlanması, travma sonrası stres bozukluğu ile çalışılırken etkili olacaktır.
Travma sonrası stres bozukluğu ile çalışan alanında uzman bir psikolog ile psikoterapi sürecine adım atmak tedavi için atılan ilk adımdır. Gerekli noktalar ve gerekli durumlar çerçevesinde de alanında çalışan uzman bir psikiyatrist ile farmakolojik tedaviye adım atmak oldukça önemlidir.
Psikoterapide, travma sonrası stres bozukluğu ile çalışılırken Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme terapisi olan EMDR en etkili yöntemler arasında bilinmektedir. Bu yöntemle; yaşanılan travmanın ardından travmaya yönelik kişiyi rahatsız eden mevcut sahnelere, duygulara ve beden duyumlarına yönelik kişiyi duyarsızlaştırarak semptomların azaltılması hedeflemektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolü de psikoterapi yolculuğunda travma sonrası stres bozukluğu ile çalışılırken; kullanılan etkili bir ekoldür. Kişiye iyi gelmeyen düşüncelere, inançlara, tutumlara odaklanılarak bunların değiştirilmesi hedeflenmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Psikolojik travmayla mücadele yolculuğunda kişinin psikoterapi sürecine başlaması, sosyal destek kaynakları iletişimde kalması, rutinlerini sürdürmesi, rutinlerine yenilerini eklemesi, keyif aldığı veya geçmişte keyif aldığı aktiviteler ile yeniden temas etmesi kişiye iyi gelebilecek şeyler arasında yer almaktadır.
Psikolojik travmanın; yarattığı izlerin, mevcut semptomların ne zaman iyileşeceğine yönelik net bir zaman dilimi vermek doğru değildir. Kişinin travmanın izlerine yönelik mücadelesi, tedavi yolculuğu bireyseldir. Bu zaman dilimi kişiden kişiye göre değişkenlik göstermektedir.
Kişinin kendisini çaresiz hissettiği, bunalmış hissettiği, hatırladığında rahatsız edici hislerle karşı karşıya kaldığı herhangi bir olay ruhsal travma olarak adlandırılmaktadır. Ruhsal travma için kişinin sadece hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalması gerekmemektedir.
Yaşanan her travmanın ardından travma sonrası stres bozukluğu yaşanmamaktadır. Yaşanılan travmanın kişi için ifade ettiği anlam, kişide bıraktığı izler ve daha birçok faktör bu noktada önemli bir rol oynamaktadır.
Duygusal travmalar; sevilen bir yakının kaybı, partner ayrılığı, ebeveynlerin boşanması, iş yerinde maruz kalınan mobbing, duygusal istismar, trafik kazası, fiziksel şiddet, cinsel taciz ve daha birçok durumu içerisinde barındırmaktadır.
Travmanın ardından kişi; travma sonrası stres bozukluğu, akut stres bozukluğu, depresyon, anksiyete bozuklukları, uyku sorunları, yeme bozukluğu, alkol ve madde bağımlılığı gibi ruhsal sorunlar yaşayabilir.
Kişinin yaşadığı travmatik bir olay veya travmatik bir durum karşısında verdiği ani ve yoğun duygusal tepkilere duygusal şok denir. Yoğun bir öfke, kaçma isteği, göğüs sıkışması ve daha birçok semptom buna örnek olarak verilebilir.
Bir kişinin deneyimlediği travmatik bir olayın beraberinde yaşadıklarıyla ortaya çıkan kaygı durumu travmatik anksiyete olarak ifade edilmektedir. Kişinin sürekli kendisini kaygılı ve tedirgin hissetmesi buna örnek olarak verilebilir.
Travmatik bir olayın ardından, travmanın yarattığı semptomlar kişinin gündelik rutin işlevselliğini önemli ölçüde etkiliyorsa burada travma sonrası stres bozukluğundan söz edilebilir.
Travma sonrası stres bozukluğu semptomları; kişinin travmaya dair semptomları zihnine ya da gözünün önüne gelen sahnelerle, rüyalarla, seslerle yeniden yaşaması, kişinin travmaya dair hatırlatıcı durumlara, yerlere dair kaçınma belirtileri göstermesi, kişinin kolayca irkilme gibi aşırı uyarılma tepkileri göstermesi olarak görülmektedir.