Skip to content Skip to footer

Hepimizin bazen üzgün, keyifsiz, karamsar veya çökkün hissettiği zamanlar vardır. Zaman zaman hissettiğimiz veya hissedeceğimiz bu hisler gayet doğaldır. Kısacası bu hisler insan olmanın bir parçasıdır. Depresyon ise bu hisler ve bu hislerin çok daha fazlasının iki haftadan daha fazla kişinin hayatı içerisinde bulunduğu bir tablodan oluşmaktadır. Depresyon belirtileri hafife alınmaması gereken ciddi bir klinik tabloyu kapsamaktadır. Depresyon tedavisi mümkün olabilen, tedavi edilebilen bir duygu durum bozukluğudur.

Depresyon Nedir?

Depresyon, kişinin birkaç gün boyunca keyifsiz, çökkün hissetmesi ve ardından yaşantısına devam etmesi değildir. Depresyon keyifsiz, çökkün, hayattan zevk alamama gibi semptomların iki hafta boyunca devam ettiği ve kişinin gündelik rutin işlevselliğini önemli ölçüde etkilediği bir klinik tablodur. Depresyon ve depresyonun semptomları kişiyi; fiziksel ve psikolojik birçok açıdan etkisi altına alan güçlü bir tabloyu kapsamaktadır.

Depresyon Neden Kaynaklanır?

Depresyon genetik birtakım faktörlerden, kişinin yaşantısı içerisindeki stresli yaşam olaylarından, erken dönem kayıplar ve travmalardan, mevsimsel değişikliklerden, alkol ve madde kullanımı gibi bağımlılıklardan, yaşam düzeninin içerisinde değerlendirilebilecek olan uyku, beslenme ve fiziksel egzersiz ile ilişkili kişinin düzeninden, kişisel birtakım özelliklerin varlığı gibi birçok faktörden kaynaklı olarak ortaya çıkan bir klinik tablodur.

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Depresyon semptomlarının kişinin yaşantısındaki şiddetine göre tedavi seçenekleri de değişkenlik göstermektedir. Psikoterapi, farmakolojik tedavi ve hastane yatışı kişinin içerisinde bulunduğu duruma uygun olarak tedavi seçenekleri arasında görülmektedir. 

Psikoterapi: Kişinin depresif ruh haline katkıda bulunan, bunu pekiştiren düşünce kalıplarını bulmalarına ve yerine alternatif düşüncelerle değiştirmelerine olanak sağlamaktadır. Depresyonu tetikleyici faktörleri belirlemek, bu faktörlerle baş etme mekanizmalarını güçlendirmek de terapi hedefleri arasında yer almaktadır. Kişinin hayattan ve yaptığı şeylerden yeniden keyif almasını sağlamak, kişideki yap dürtüsünü yeniden harekete geçirmek de psikoterapi sürecinde depresyon ile çalışırken ele alınan konular arasında yer almaktadır.

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyonunuzun olduğunu gösteren birçok uyarı işareti olmakla beraber bu uyarı işaretlerini deneyimleme şekilleri kişiden kişiye göre değişkenlik gösterecektir.

  • Kişi kendisini depresif bir ruh hali içerisinde hissedebilir. Keyifsiz, çökkün, üzgün, huzursuz, ağlama hali görülebilir.
  • Kişinin eskiden yaptığı aktivitelere yönelik ilgi kaybı görülmektedir. Eski rutinleri ya da bugün yapmaya devam ettiği şeylerden haz alamadığı bir tablo ile sıklıkla karşılaşılmaktadır.
  • Kendine zarar verme düşünceleri, davranışları, intihara meyilli davranışları yaşantısında baskın olabilir.
  • İştahsızlık, kilo verme veya normal yeme düzeninden çok daha fazla yemek yeme davranışları görülebilir.
  • Kişinin uyku düzeninde birtakım bozulmalar meydana gelmektedir. Aşırı uyumak veya uyku saatinde azalmalar görülebilir. Uyku kalitesinde düşüşler yaşanabilir.
  • Dikkat ve konsantrasyon süreçlerinde birtakım bozulmaların meydana gelmesine sıklıkla rastlanılır. Gündelik hayata ilişkin unutkanlıklar söz konusu olabilir. Başlanılan bir işi devam ettirmeye yönelik zorluklar ortaya çıkabilir.
  • Kişinin geleceğe yönelik umutsuzluk duyguları hakimdir.
  • Kişinin gündelik rutin işlevselliği önemli ölçüde etkilenmektedir. Kişiler arası ilişkilerinde, akademik yaşantısında, iş yaşantısında ve hayatının diğer alanlarında bozulmalar meydana gelmektedir.

Kadınlarda Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Kadınların yaşamları boyunca erkeklere oranla iki kat daha fazla depresyon süreci ile karşılaşma ihtimalleri söz konusudur. Depresyonun beraberinde getirdiği semptomları, semptomların şiddetini deneyimleme şekilleri de erkeklere oranla farklılıklar göstermektedir.

  • Duygusal olarak hissedilen hislerin yoğunluğu kadınlarda daha fazla olarak görülmektedir. Duygusal hislere; umutsuzluk, değersizlik, suçluluk, sinirlilik, huzursuzluk gibi hisler ve çok daha fazlası örnek olarak verilebilir. Bu duygusal hislerin yoğunluğu ve şiddeti kadınlarda daha baskındır.
  • Depresyonun tüm semptomları kadınlar ve erkekler içinde aynıyken; kadınların bu semptomları deneyimleme şekilleri değişmektedir.

 Kadın Olmak Bugün Sana Nasıl Hissettiriyor? – Klinik Psikolog Damla Özcan

Depresyon Nasıl Önlenir?

Depresyonu önlemek tamamen mümkün olmasa da gelecek dönemler için depresyon tablosunun tekrar nüksetmemesi adına yapılabilecekler mümkün. Rutin düzenli egzersizlere başlamak, sosyal destek kaynaklarınızı güçlendirmek, uyku kalitenizi arttırmak, depresyonunuzu tetikleyebileceğini düşündüğünüz durumları belirlemek ve baş etme yöntemleri geliştirmek, psikoterapi ile beraber gerektiğinde farmakolojik tedaviye başvurmak depresyon belirtilerini iyileştirmek adına etkili yöntemler arasında yer almaktadır.

Depresyonda Olduğumuzu Nasıl Anlarız?

Son zamanlarda, son dönemlerde içerisinde bulunduğunuz duygularınıza ve ruh halinize dikkat edin. Zaman içerisinde oluşan olumsuz duygu ve olumsuz düşüncelerinizin olup olmadığını fark edin. Yakınlarınızdan, sosyal destek kaynaklarınızdan son zamanlarda uzaklaşıp uzaklaşmadığınızı kontrol edin. Daha izole, yalnız bir vakit geçirme isteğinizin olup olmadığına dair dikkat edin. Kendinize zarar vermeye yönelik düşüncelerinizin olup olmaması bu noktada oldukça önemlidir. Bu düşünceleri fark edin. Uyku düzeniniz ve kilonuzla alakalı herhangi bir değişim sürecine girip girmediğinizi anlamaya çalışın. Gündelik rutininiz içerisinde son birkaç hafta içerisinde değişen davranışlarınız olup olmadığını dikkate alın. Her zamanki size göre son dönemlerde hayatınızda değişen duygular, düşünceler ve davranışları analiz etmeniz bu noktada oldukça önemlidir. Bunların analizi depresyonda olup olmadığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

Depresyon Türleri Nelerdir?

  • Majör Depresyon: Klinik depresyon terimi olarak da karşımıza çıkan majör depresyon; depresyona ilişkin mevcut semptomların keyifsizlik, çökkünlük, aktivitelere yönelik ilgi kaybı, kendine zarar verme düşünceleri ve davranışları gibi daha birçok semptomu içerisinde barındıran klinik bir tabloyu kapsamaktadır.
  • Mevsimsel Depresyon: Kış ve sonbahar aylarında özellikle başlayan; kişiler tarafından güneş ışığının yeterince alınamaması, günlerin kısılması ve karanlık havaların beraberinde getirdiği bir depresyon çeşididir. Depresyonun mevcut semptomlarının eşlik ettiği bir tablo görülmektedir.
  • Distimik Bozukluk: Depresyonda karşımıza çıkan semptomların daha hafif hali ile kişinin yaşantısında seyreden fakat semptomların en az iki yıl boyunca sürdüğü bir tablodur. Kişinin gündelik rutin işlevselliğini önemli ölçüde etkilemediği, hafif semptomlar ile karşımıza çıktığı için kişi tarafından fark edilmeyebilir.
  • Doğum Sonrası Depresyon (Pospartum Depresyon): Doğumun ardından sonraki süreçte ortaya çıkan depresyon semptomlarını içerisinde barındıran ve kişinin kendisi ile bebeğine yönelik birtakım olumsuz tutum ve düşünceleri içerisinde barındırabilen bir tablodur. Doğum sonrası birçok kadının yaşayabileceği doğum sonrası hüzün ile karıştırılmaması gereken ciddi bir tablodan oluşmaktadır.
  • Psikotik Depresyon: Depresyon semptomlarına ek olarak kişinin yaşantısına hezeyanların, halüsinasyonların eşlik ettiği ve kişinin gerçeği değerlendirme yetisinde bozulmaların yer aldığı bir tabloyu kapsamaktadır.
  • Atipik Özellikli Depresyon: Depresyon semptomlarının kişinin yaşantısına eşlik ettiği fakat dışarıya yönelik bu semptomların gizlendiği, yansımadığı bir tablodan oluşmaktadır. Atipik özellikli depresyonun en temel özellikleri arasında duygudurumda dalgalanmaların yaşandığı, inişli çıkışlı olarak duyguların seyrettiği semptomların yer almasıdır.

Depresyona İyi Gelen Şeyler Nelerdir?

Güneş ışığına maruz kalmak, bunun için dışarıyla daha çok temas halinde bulunmak oldukça önemlidir. Güneş ışığı beyindeki serotonin seviyesini arttırarak ruh halinizi önemli ölçüde iyileştirmeye katkı sağlayacaktır. Egzersizi, fiziksel hareketi arttırmak oldukça önemlidir. Bu yürüyüş, yüzme, ayağa kalkıp harekete geçmenizi sağlayan herhangi bir şey olabilir. Bu dönem içerisinde uyku kalitenizi arttırmak, uyku düzeninizi yeniden düzenlemek oldukça önemlidir. Dolayısıyla kafeinden kaçınmak doğru bir tercih olacaktır. Sağlıklı yeme alışkanlıkları ile yeme düzeninizi yeniden inşa etmek, vitamin eksiklikleriniz açısından vitaminlerinizi kontrol ettirmek de bu noktada yapılabilecekler arasında yer almaktadır. Bu değişikliklerin dışında da bu değişikliklere adım atabilmek ve yaşamınızı yeniden düzenlemek, depresyonun mevcut semptomlarından kurtulmak adına ruhsal destek sürecin kıymetli parçaları arasında görülmektedir.

Depresyonu Yenmek için 10 Öneri

  • Bazen depresyonunuzun sizden yapmasını istediği şeylerin tam tersini yapmaya yönelik adım atmanız daha iyi hissetmenize yol açacaktır. Depresyon size bütün gün yataktan çıkmamanızı söylüyorsa yataktan çıkmak ve harekete geçmek süreç açısından önemli bir adım olacaktır.
  • Bu alanda yapılan araştırmalar; fiziksel egzersizin depresyon tablosuna iyi geldiğini göstermektedir. Dolayısı ile günlük 15-20 dakikalık dahi yürüyüşler planlamak önemlidir.
  • Rutininizin dışına çıkmak için bir adım atın. Bir rutinde sıkışıp kalmak depresyonu besleyen bir sürece neden olmaktadır. Örneğin; hiç gitmediğiniz bir restorana gitmek rutininizin dışına çıkmanızı sağlayacaktır.
  • Depresyonu ve depresyonun beraberinde getirdiği mevcut semptomları ortadan kaldırmak adına ruhsal bir destek almanız sürecin ilk adımları arasında yer almaktadır.
  • Depresyonun beraberinde getirdiği semptomları hafifletebilmek adına psikiyatristiniz eğer ilaç tedavisine başlarsa farmakolojik tedavinizi düzenli bir şekilde sürdürmeniz önemlidir.
  • Yaşadıklarınızı size iyi gelen kişilerle paylaşmak ve sosyal destek kaynaklarınız ile bağınızı koparmamak da depresyonu yenmenin başka bir adımıdır.
  • Yemek ve ruh hali arasında güçlü bir bağ söz konusudur. Sağlıklı beslenmek adına ilk adımı atın.
  • Düşüncelerinizi var olan gerçekler ile karıştırmamak önemlidir. Depresyonun beraberinde getirdiği düşünceleri gerçeklik olarak kabul etmekten ziyade düşüncelerinizi öncelikle fark edin.
  • Meditasyon, yoga, nefes egzersizi gibi rahatlatıcı gevşeme egzersizleri ile tanışın.
  • Eski aktivitelerinize dönmek için harekete geçin. İlk amacınız yapacağınız bu aktivitelerden keyif almak olmasın. Keyif zaman içerisinde yeniden gelecektir. Öncelik eski yaptığınız aktiviteleri tekrardan hayatınıza kazandırmak olmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Depresyon Ne Kadar Sürer?

Depresyonun süresi, kişinin depresyona dair yaşadığı deneyimlere, depresyonun şiddetine göre değişkenlik göstermektedir. Depresyonun süresi için net bir zaman dilimi söylemek doğru değildir. Bazı kişilerde haftalarca süren, bazı kişilerde aylarca süren semptomlar bazı kişilerde ise yıllarca dahi sürebilir.

Depresyon Nasıl Geçer?

Depresyon sürecinde, bu alanda çalışan bir psikolog ve bir psikiyatrist ile tedavi süreci adım atmak oldukça önemlidir. Süreçte kendinizin de ruh halinizi iyileştirmeye yönelik yapabilecekleri söz konusudur. Tek başına bu yeterli değildir. Psikoterapi ve farmakolojik tedavi depresyonunuzun geçmesi adına yapılabileceklerin başında gelmektedir.

Depresyon Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Depresyonun tedavi edilmediği tablolarda eşlik eden farklı ruhsal sorunlar da meydana gelmektedir. Semptomların tedavi edilmemesi kalıcı bir tabloyu da beraberinde getirebilir. Böylelikle semptomlar daha dirençli olarak kişinin hayatında yer almaktadır. Dolayısıyla erken tedavi her zaman için önceliklidir.

En ağır depresyon hangisidir?

Depresyonun her türü, her semptomu kişinin kendisinin doğrudan deneyimlemesi açısından en ağır olarak görülebilir. Yine de depresyon semptomlarına; hezeyan, halüsinasyon ve düşünce bozukluklarının eşlik ettiği bir tablo olan psikotik depresyon ağır bir depresyon çeşidi arasında görülmektedir.

Depresyon atağı nasıl olur?

Depresyona ilişkin var olan semptomların birkaçının ya da bazılarının ani olarak kişinin yaşantısında ortaya çıktığı bir tabloyu içerisinde barındırmaktadır. Örneğin; aniden kişinin yaşantısında meydana gelen keyifsizlik, çökkünlük, zevk alamama gibi semptomlar depresyon atağının habercisi olabilir.

Depresyonda beyinde neler oluyor?

Beyindeki serotonin, dopamin ve noradrenalin gibi nörotransmitterlerin seviyelerindeki değişiklikler, düşük serotonin; kişilerin gündelik rutin aktivitelerinden ya da herhangi bir şeyden haz almaları üzerinde etkilidir. Beyinin hipokampus gibi bazı bölgelerinde meydana gelen yapısal değişiklikler ise hafıza ve bellekle ilgili birtakım sorunları meydana getirmektedir.

Depresyon ilaçsız tedavi edilebilir mi?

Kişinin yaşantısındaki semptomların şiddetine ve depresyonun şiddetine göre bu değişkenlik göstermektedir. Semptomların hafif olması, semptomların içeriğine bağlı olarak depresyon ilaçsız da psikoterapi ile tedavi edilmektedir. Tam aksi olarak da şiddetli bir depresyon, dirençli ve kendine zarar verme davranışlarını içeren bir depresyon hem farmakolojik tedavi hem de psikoterapi ile tedavi edilmektedir. Bu depresyon tablosunun tedavisi gerekirse yatış sürecini de içerisinde barındırmaktadır.

Gülümseyen depresyon ne demek?

Kişinin gündelik rutin işlevselliğinin aynı şekilde devam ettiği, pek etkilenmediği ve dışarıdan kişinin keyifli, mutlu olarak görüldüğü ve çevresindekilerin dolayısıyla farkında olmadığı gizli bir depresyon tablosu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir insanın depresyona girdiği nasıl anlaşılır?

Kişi eski rutinlerini sürdürmeyi bıraktığında, kişiler arası ilişkilerinde bozulmalar meydana geldiğinde, sosyal çevresinden uzaklaştığında, hayattan keyif alamadığında, davranışsal aktiviteleri azaldığında, özbakımında olumlu olmayan yönde değişimler meydana geldiğinde ve bu semptomlar iki haftadır sürekliliğini koruduğunda kişinin depresyonda olduğu düşünülebilir.

Majör depresyon ne demek?

Majör depresyon, depresyon semptomlarının en az iki hafta boyunca kişinin hayatında görüldüğü bir tabloyu içerisinde barındıran psikiyatrik bir bozukluktur.