Skip to content Skip to footer

Bağımlılık Alanında Çalışan Psikologdan Öneriler 

Bağımlılık ile karşı karşıya kaldığınızda tıpkı aşılmaz bir dağ ile karşılaştığınızı hissedebilirsiniz. Böyle hissettiğiniz zamanlarda ise bağımlılık terapisi bağımlılığınızın üstesinden gelmeniz adına size bireysel bir tedavi yolculuğu sunar. Bağımlılıklarınızı geride bırakma yolculuğunuzda bağımlılık psikoloğu, doğru bir destekle ileriye doğru atılan adımlarınızda tedavi sürecinize eşlik eder.

Bağımlılık tedavisi, bütüncül bir yaklaşım ile mümkündür. Bu bütüncül yaklaşımın bir kolunu, bağımlılık terapisi oluştururken; bir diğer kolunu farmakolojik tedavi oluşturmaktadır. Bütüncül yaklaşımın içerisinde grup terapileri ve kendi kendine yardım grupları da yer almaktadır. İyileşmeye giden yolculuk, bütüncül bir yaklaşımdan geçmektedir.

Bağımlılık mı Alışkanlık mı? – Klinik Psikolog Damla Özcan

Bağımlılık Terapisi Nedir?

Bağımlılık doğası gereği karmaşık bir beyin hastalığıdır. Bağımlılığınızın varlığı, davranışsal, zihinsel, duygusal açıdan yaşantınız içerisindeki birçok alanı etkisi altına alabilir. Tam bu noktada ise bağımlılık terapisi, kişilerin hayatlarını yeniden inşa edebilmeleri adına onlara kişiselleştirilmiş bir bireysel tedavi programı sunar. 

Bağımlılık terapisi; kişilerin bağımlılıklarının üstesinden gelmelerine, bağımlılıklarının altında yatan nedenleri anlamalarına ve yaşam tarzı değişikliklerini hayatlarına entegre etmelerine yardımcı olur. 

Bağımlılık terapisinde kişiler bağımlı oldukları nesneyi bırakmanın ardından bunun sürdürülmesi adına psikoeğitimler ve gerekli stratejiler noktasında bilgilendirilir. Bu alanda çalışan bağımlılık psikoloğu, kişilerin bağımlılıkları ile ilişkili tetikleyicilerini belirlemeleri, sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmeleri noktasında kişilere yardımcı olur. 

Bağımlılık çoğunlukla tek başına var olmaz. Kişilerin bağımlılık sürecine eşlik eden farklı ruhsal sorunları da vardır. Genellikle bağımlılık ile beraber görülen ruhsal sorunlar arasında anksiyete bozuklukları, depresyon ve travmalar yer almaktadır. Bağımlılık terapisi, bağımlılığa eşlik eden ruhsal sorunlar ile de çalışmayı içerisinde barındırmaktadır. 

Kişilerin kullanmış olduğu maddeler ve bağımlı oldukları maddeler aynıda olsa, bağımlılığı olan herkes, bu yolculuk içerisinde bireyselleştirilmiş bir mücadele yaşıyor. Dolayısı ile bireyselleştirilmiş mücadele yolculuğu ile baş etmenin yolu da bağımlılık terapisinden geçiyor.

→ Okuma Önerisi
Bağımlılık Psikoloğu

Bağımlılık Alanında Çalışan Bir Psikologdan Öneriler

  • Bağımlılık sürecinin karmaşık doğası ile tek başınıza baş etmekten kaçının. İyileşmeye giden yolculuğun engebeli olabileceğini ve dalgalı seyredebileceğini unutmayın. Dalgalarla sörf yapmayı öğrenmek adına bağımlılık terapisine, farmakolojik tedaviye başvurun.
  • İyileşme yolculuğunun zaman alabileceğini unutmayın. Bu yolculuk içerisinde zaman zaman motivasyonunuz azalabilir, zaman zaman artabilir. 
  • İyileşme yolculuğunda ilk 1 yıl oldukça önemlidir. Tedavide kalmaya devam edin. 
  • Bağımlılık, tamamen iyileşmeyen düzelebilen bir beyin hastalığıdır. İyileşme yolculuğunuzda bıraktığınız maddeyi tekrardan kullanma benzeri durumlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Pes etmeyin ve tedaviye kaldığınız yerden devam edin.
  • Bağımlılık da iyileşmeye giden yolculuğun en önemli parçası sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri yapmaktır. Kişinin gündelik yaşantısı içerisindeki küçük değişimler, kişinin yaşam kalitesini büyük ölçüde arttırır. Bağımlılık psikoloğu; haftalık olarak yolculuğunuzda karşılaştığınız durumları, zorlukları izleyerek, sağlıklı alışkanlıklar oluşturmanızı ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri yapmanızı sağlar.
  • Bağımlılığınızı tetikleyen ortamlardan uzak durmanız gereklidir. Tetikleyici ortamlar, durumlar, duygular kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Bağımlılığınızı tetikleyen, tetikleyicileri belirleyin. Tetikleyicilerinize yönelik baş etme yöntemleri üzerine tedavi ekibi ile konuşun. 
  • İyileşmeye giden yolculuk da kendinizi keyifsiz, çökkün, mutsuz hissettiğiniz zamanlar olabilir. Böyle hissettiğiniz zamanlarda yakınlarınızdan destek istemekten, destek arayışında bulunmaktan çekinmeyin.
  • Farmakolojik tedavi sürecin önemli parçaları arasında yer almaktadır. İlaçlarınızı doğru zamanda ve düzenli kullanmaya özen gösterin. Zihninizdeki soru işaretlerini psikiyatristinize sormaktan çekinmeyin.
  • Boşluğa bağımlılık tekrardan girebilir. Dolayısı ile boş zamanlarınızı fark edin ve yapılandırın.
  • Bıraktıktan sonra tekrar kullanmaya yönelik istek yaşamak doğaldır. İstek yaşadığınız da bu istekle tek başınıza baş etmek zorunda değilsiniz. Yakınlarınız ve tedavi ekibi ile yaşadığınız isteği paylaşın.
  • Bağımlılık yolculuğunuzda beraber çalıştığınız tedavi ekibine yönelik şeffaf olmanızda fayda var. Sizin paylaştıklarınız doğrultusunda kişiselleştirilmiş tedavi programınız oluşturulacaktır.
→ Okuma Önerisi
Bağımlılık Danışmanlığı Hakkında Her Şey

Sıkça Sorulan Sorular

Bağımlı kişilere nasıl davranılmalı?

Bağımlılık bir aile hastalığıdır. Kişinin kendisi kadar ailelerini, yakınlarını ve hayatında olan birçok kişiyi etkileyebilir. Bağımlılık ile mücadele eden kişi de ailesinin ve yakınlarının kendisine yönelik olan yaklaşımlarından etkilenebilir. Dolayısı ile bağımlı kişilere yaklaşım noktasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bağımlılık bir irade meselesi değildir. Kişinin kullandığı maddeyi kullanmayı sürdürmesi kişinin iradesizliğinden kaynaklanmamaktadır. Bu sebeple bunun bir irade meselesi olmadığını, bir beyin hastalığı olduğunu bilerek yakınınıza yaklaşmak önemlidir.
Bağımlılık sürecinde, nüksler görülebilir. Yakınınız kullanmadığı belli bir sürecin ardından tekrar bıraktığı maddeyi kullanabilir. Bu süreç kayma olarak adlandırılır. Bu dönemlerde ona destek olmanız ve yanında durmanız ayrıca önemlidir. Bağımlı yakınınız ile iletişimde eleştirel bir dil kullanmaktan kaçının. Eleştirel bir dilin tercihi, aranızdaki iletişimi bozar. Yakınınız ile iletişiminizi güçlendirmeniz adına eleştirel bir dil seçiminden uzak durun. Empatik bir yaklaşım ile kendisine yaklaşın. Bu yolculuk da yalnız olmadığını bilmesi önemlidir. Herkesin o kadar iyi olmayan yanları kadar iyi olan yanları da vardır. Yakınınızın iyi olan yanlarını fark edin ve iyi olan yanlarıyla ilişkili olarak kendisini destekleyin.

Bir kişi ne zaman bağımlı sayılır?

Bağımlılığın beraberinde getirdiği bazı kavramlar vardır. Bu kavramların varlığı kişide bir bağımlılığın geliştiğini göstermektedir. Kavramlardan birisi toleranstır. Kullanmış olduğunuz maddeye yönelik toleransınız arttıkça kullandığınız miktar, kullandığınız gün sayısı artık haz vermemeye başlar. Ardından kişi kullandığı maddenin miktarını ve kullanım sıklığını arttırma ihtiyacı hisseder. 
Kavramlardan bir diğeri ise yoksunluk semptomlarıdır. Her maddenin yoksunluk semptomu birbirinden farklı olmakla beraber maddelerin fiziksel ve psikolojik birtakım yoksunluk semptomları vardır. Kullanılan madde bırakıldığında veya bırakılmak istendiğinde kişi bu yoksunluk semptomları ile karşı karşıya kalabilir.
İstek, aşerme olarak da adlandırabileceğimiz bu kavram da bağımlılığın kriterleri arasında yer almaktadır. Kişi maddeyi kullanmadığı zamanlar da tekrar kullanmaya yönelik yoğun bir istek duyabilir.
Bağımlılık sürecin kişinin yaşantısında var olduğunda öncelik çoğu zaman bağımlı olunan nesneye karşıdır. Dolayısı ile bir bağımlılıktan söz ediyorsak; kişinin gündelik rutin işlevselliği önemli ölçüde etkilenmektedir. İş yaşantısı, eğitim hayatı, sosyal ilişkileri, aile ilişkileri ve daha birçok alanda bozulmalar meydana gelebilir.

Bağımlılık evreleri nelerdir?

Bağımlılık sinsice gelişen bir hastalıktır. Çoğunlukla kişinin yaşantısına yavaş yavaş girer ve kişi tarafından bağımlılık süreci fark edilmediği takdirde git gide bağımlılığın şiddetlendiği bir döngüyle kişi karşı karşıya kalır.
Bağımlılığın aşamalarını, evrelerini tanımak bağımlılık şiddetlenmeden ya da var olan durum daha da kötüleşmeden müdahale edilmesini sağlar. 
Bağımlılığın ilk evresi, merak ya da korku duyguları ile kişinin karşı karşıya kalmasının ardından ilk madde kullanımını gerçekleştirdiği süreçtir. Bir kereden bir şey olmaz düşüncesinin varlığı ile beraber merak ve korku süreci başlatır.
Ardından bir kereden bir şey olmaz düşüncelerinin varlığı ve sıklığının git gide artış göstermesi ile beraber kişinin madde kullanımı sıklaşır. Toleransın gelişmesi beraberinde bağımlılığı da getirir.
Kişinin istediği zaman bırakabileceğine yönelik var olan bir inancı söz konusu olabilir. Bunu denediğinde ve bırakamadığında tedavi arayışı başlar. Tedavi süreci ile beraber kişi kullandığı maddeyi bırakabilir.
Maddeyi bırakmanın ardından kişi tarafından tekrar kullanım söz konusu olduğunda bu nüks olarak adlandırılır. Nüks bağımlılığın evreleri arasında çok yaygın görülür.
Her aşamayı anlamak, evreleri tanımak yardım arayışına dair yolculuğunuzda kolaylıklar sağlayacaktır.

Bağımlılık tedavisinin ilk aşaması nedir?

Bağımlılık tedavisinin ilk aşaması, kişinin yaşadığı süreçle ilişkili olarak tedaviye karar vermesinin ardından tedaviye başvurmasıyla başlar. Tedavinin ilk aşaması, kişinin bağımlılığına yönelik detaylı ve çok yönlü bir değerlendirmeyi içerisinde barındırmaktadır.

Bir kişinin bağımlı olmasının nedenleri nelerdir?

Bağımlılığın birçok nedeni olmakla beraber mevcut nedenler kişiden kişiye göre değişkenlik göstermektedir. Bağımlılığın gelişmesinde genetik faktörler, çevresel faktörler, eşlik eden farklı ruhsal sorunların varlığı etkilidir. Bazı kişilik özelliklerinizin varlığı ve travmatik süreçlerinizin varlığı da bağımlılığın gelişimi üzerinde önemli rol oynar.